Hayatımda hiç bu kadar yoğun tempoda çalıştığımı hatırlamıyorum. Ne okul yıllarımda nede öğretmen olarak. Nerden geldim bu merkeze ya.Köyde 10,12 öğrenciyle süper ders işliyordum.Neyse genç dinamik eğitimci olarak bu zorluklarıda aşacağım.
Tahmin edileceği gibi bu yoğunluktan dolayı yazamadım.Tüm hayranlarımdan özür diliyorum!Neyse bu işin şakası insan kendine yazsa bile biraz olsun rahatlıyor.En azından içindekileri yazıya dökebiliyıor.Bazen gülmeyi,ağlamayı,sevinmeyi unuttuğumuz zamanlar oluyor. İşte ozaman ya resimlerden yada bu yazıtlardan bir ışık çakıyor.Bu hoşluklar hayatın yansıması olsa gerek.
Dünya tatlısı kızımla bu sıralar aramızdan su sızmıyor.Şımardı,şımardı bakalım sonunda ne olacak.İki gün önce annesinden iyi bir fırça yedi.Benim içim gitti şeklim değişti birşey diyemedim.Ama yinede gitti annesine sarıldı.Ben bırak kızmayı kaşımı çatsam hemen yatağına koşup ağlıyor."sana küstüm baba" diyor.Demek anneliğin dayanılmaz cazibesi bu olsa gerek.
İnsan sevdimi tam sevmeli azı yarımı olmamalı.Yarım sevip bırakmamalı ya tam sevmeli yada o sevgiyi tüketmeli .İçinde öbür tarafa götürmenin bir anlamı var mı? saygılar sevgiler
ÇİFTLİK
-
Zaten tek kişi yaşayınca dev damacanaya gerek kalmıyor, genelde eve
gelirken 2 şişe 1.5 litrelik Erikli'yi kapıp yukarı çıkartıyorum. 1 şişe
duş jelinin bi...
10 yıl önce
Çocuklarımıza hayır diyemeyşimiz nereye kadar gidecek bilmiyorum.
YanıtlaSilFarkında olarak şımartıyoruz.
ne yapalım bizim de onlardan başka kimimiz var değil mi?
haklısın yıldız bahçesi kimimiz var.o gözlerdeki ışıltı her şeye değer.gelecekteki umutlarımız varsın bugünleri güzel geçsin
YanıtlaSil